|
Erdemir Kültür Merkezinin
ev sahipliğini yaptığı kurultay, ülkemiz genelinde 20 farklı şehir,
34 üniversiteden rektör yardımcısı, dekan, endüstri mühendisliği
bölüm başkanı, profesör, doçent vb 66 akademik personel, 234
öğrenci, 28 firma ve araştırma kuruluşundan şirket sahibi, genel
müdür, müdür, mühendis vb unvanlarda çalışan toplam 139 endüstri -
işletme mühendisi ve Şirketimiz Endüstri – işletme mühendislerinden
toplam 474 kişilik katılımla gerçekleşmiştir.
Endüstri ve işletme mühendislerinin tecrübelerini paylaşmayı,
eğitim, altyapı, gelişim, istihdam olanaklarını değerlendirmeyi,
çalışma koşullarını irdelemeyi, her iki mesleğin konumunu ve
geleceğini değerlendirmeyi amaçlayan kurultayın açılış konuşmasını,
Makine Mühendisleri Odası Zonguldak Şubesi Başkanı Atıf Mete
yaptı. Endüstri ve İşletme Mühendisliği Kurultayı’nın 1997 yılından
beri 2 yılda bir, Makine Mühendisleri Odası’nın (MMO) farklı
şubelerince düzenlendiğini hatırlatan Mete, MMO’nun tarihçesine
ilişkin bilgi de verdi.
Makine Mühendisleri Odası Başkanı Emin Koramaz, Atıf Mete’nin
ardından yaptığı konuşmasında, MMO’nun faaliyetlerini ve misyonunu
anlattı. AB uyum sürecine de değinen Koramaz; tüm sektörlerde,
özellikle tarama sürecinde, ilgili tüm tarafların bir araya gelerek
yapılması gerekenleri değerlendirmesi gerektiğini ifade etti.
Genel Müdür ve Yönetim Kurulu Üyemiz Fadıl Demirel de
kurultayın düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür ederek başladığı
konuşmasında; endüstri ve işletme mühendisliğinin Erdemir’deki
tarihçesi ve konumunu aktardı. Endüstri mühendisliğinin Erdemir’in
ilk yıllarında daire başkanlığı düzeyinde temsil edildiğini, mevcut
organizasyonda da Mühendislik ve Sistem Geliştirme Başmüdürlüğü
bünyesinde olduğunu hatırlatan Demirel; geçmişte ve bugün hayata
geçirilen tüm yatırımlarda, endüstri ve işletme mühendisliği
grubunun imzası olduğunu belirtti. Demirel; Erdemir’de üretim
planlama, verimlilik, satış pazarlama, insan kaynakları ve üretim
birimlerinde 60’a yakın endüstri ve işletme mühendisi olduğuna da
değindi.
Endüstri ve işletme mühendisliğinin geleceği
Kurultay’ın en ilgi çeken bölümlerinden biri, ana temayla aynı
adı taşıyan ve kurultayın ilk oturumunda yer alan “Endüstri ve
İşletme Mühendisliği’nin Geleceği” konulu panel oldu. Doğuş
Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ataç Sosyal
tarafından yönetilen panele, İTÜ İşletme Fakültesi Dekanı Prof. Dr.
Ahmet Fahri Özok, Bilkent Üniversitesi Endüstri Mühendisliği
Bölümü Öğretim Üyesi ve MMO Endüstri Mühendisliği Dergisi Yayın
Kurulu Başkanı Prof. Dr. Selim Aktürk ile Akçansa Genel
Müdürü Mehmet Göçmen konuşmacı olarak katıldı.
Endüstri mühendisliğinin Türkiye’deki gelişimini anlatan Soysal;
1969 yılında İTÜ’de lisans programı olarak başlayan bölümün 30
kontenjana sahip olduğunu hatırlattı. Soysal’ın verdiği bilgilere
göre, mevcut durumda, ülkemizdeki 77 ve Kıbrıs’taki 5 üniversite göz
önünde bulundurulduğunda, endüstri ve işletme mühendisliği alanında
toplam 48 lisans programı bulunuyor. Bu bölümlerden yılda ortalama
yaklaşık 2400 öğrenci mezun oluyor. Ülkenin mevcut sanayi üretiminin
göz önünde bulundurulması gerektiğini belirten ve Türkiye’nin
ihracatında ağırlığın tarımdan sanayiye kaydığını hatırlatan Soysal,
bu sayının fazla olmadığını belirtti. Türkiye’nin teknolojiyi
öğrenme aşamasından dünya standartlarında üretme aşamasına geçtiğini
ifade eden Soysal, endüstri ve işletme mühendislerine bu konuda
önemli bir görev düştüğünü belirtti.
“Bir sistemin çıktılarına yönelik eleştiri varsa ve bu eleştiriler
girdi olarak kullanılıyorsa sistem kendini düzeltir, yol alır”
diyerek konuşmasına başlayan Prof. Dr. Özok; gerçekleştirilen 4
kurultaydan çıkan sonuçların göz önünde bulundurulması gerektiğini
belirtti. Üniversitelerle sanayi kuruluşlarını bir araya getiren
organizasyonların 70’li yıllardan bu yana yapıldığını hatırlatan
Özok, 33 yıldır benzer konuların konuşulduğunu, ancak günümüz
rekabet ortamında genel söylemlerden kurtularak, daha somut
adımların atılması gerektiğini belirtti. Sanayileşmede aldığımız
yolu değerlendirirken, mutlak değer olarak elde ettiklerimize bakmak
yerine durumu karşılaştırmalı bir bakış açısıyla ele almak
gerektiğini ifade eden Özok; yola birlikte çıktığımız ülkelere göre
ne durumda olduğumuza bakmanın daha gerçekçi bir değerlendirme
olanağı sunacağını söyledi. Endüstri ve işletme mühendislerinin
örgütlenmesine ve geleceğine ilişkin görüşlerini dile getiren ÖZOK;
bir sistem kurarken tüm bilim dallarından yararlanan endüstri ve
işletme mühendisliğinin, diğer tüm mühendislik dallarına göre
yaratıcılığa en fazla imkan veren ve sosyal bilimlerden en çok
yararlanma ihtiyacı olan 2 meslek dalı olduğunu belirtti. İnsanın
yer aldığı tüm sistemlerin son derece karmaşık olduğunu ifade eden
Özok; sosyal bilimlere daha fazla ağırlık verilmesi gerektiğine
değindi. Özok’a göre; endüstri ve işletme mühendisleri gelecekte Ar-Ge
çalışmalarına ve KOBİ’lere destek vermeli. ABD tarafından yapılan ve
Çin’in 2012, Hindistan’ın ise 2020’de ABD’yi yakalayacağını belirten
araştırmaya gönderme yapan Özok, Türkiye’nin artık seçim yapması ve
seçilmiş endüstrilerde enerjisini yoğunlaştırması gerektiğini
belirtti. Türkiye’nin AB fonlarından yararlanma oranının bu fonlara
yaptığı maddi katkının çok altında olduğunu söyleyen Özok, endüstri
ve işletme mühendislerinin bu konuyu da değerlendirmesi gerektiğine
değindi.
Kurultayın ana temasının, endüstri ve işletme mühendisliğinin
geleceği olarak belirlenmesinin, bir değişim ihtiyacına işaret
ettiğini belirttiği konuşmasında Prof. Dr. Selim Aktürk; değişim
ihtiyacının nedenleri üzerinde durdu. Teknik ve bilimsel
gelişmelerin bu ihtiyacı tetikleyen en önemli faktör olduğunu ifade
eden Aktürk, geleneksel üretim teknolojilerinin etkinliğinin
azaldığını, endüstriyel ilişkilerin bu gelişmeyle yeniden
şekillendiğini söyledi. Değişim ihtiyacında önemli başka bir
faktörün ise duygusal bir özellik taşıdığını ve mesleğin
saygınlığının artırılması isteğine bağlı olduğunu ifade eden Aktürk,
endüstri ve işletme mühendislerinin kamunun büyük ölçekli
problemlerinin çözümünde daha etkin bir rol alması gerektiğini
belirtti. Küreselleşme dinamikleri içinde, endüstri ve işletme
mühendisliği lisans programlarında derslerin de yeniden
yapılandırılması gerektiğini söyleyen Aktürk, problemlere daha
bütünsel bir bakış açısının geliştirilmesi gerektiğini söyledi.
Küreselleştirmenin getirdiği ve problem olarak değerlendirilen
konuların, endüstri ve işletme mühendisliği özelinde bazı fırsatlar
yaratabileceğine de değindi. Ağırlıklı olarak üretim sektöründe
çalışan endüstri ve işletme mühendisliğinin, hizmet sektöründe de
geniş bir iş alanına sahip olabileceğini söyleyen Aktürk özellikle
hukuk, sağlık gibi alanlarda endüstri mühendislerinin yapacağı çok
şey olduğunu ifade etti.
Konuya akademik olmaktan çok uygulamaya dönük bir bakış açısı
getiren Akçansa Genel Müdürü Mehmet Göçmen, endüstri mühendisliğinin
ülkemizde mesleğe başladığı ilk yıllar olan 70’lerden bu yana Türk
sanayisini ve mesleğin konumunu değerlendirdi. Kapalı bir ekonominin
hakim olduğu 70’li yıllarda, ne pahasına olursa olsun yerli üretimin
teşvik edildiğini ve endüstri mühendisliğinin yarattığı değerin;
ithalatı ikame etmek olduğunu belirtti. 80’li yıllarda ekonominin
büyük bir değişim süreci yaşadığını, ithalatta gümrük vergisi
azaltılırken, ihracatın kimi zaman üretim maliyetlerini de kapsayan
teşviklerle özendirildiği bu dönemde, dışarıya açılmak için
yatırımlar yapıldığını hatırlattı ve yaratılan değerin iç pazarın
korunarak dışarıya açılmak olduğunu söyledi. Kamu borçlanmasının
yükseldiği, faaliyet dışı karın faaliyet karının üzerinde olduğu
90’lı yıllarda endüstri/işletme mühendislerinin finans sektörüne
kaydıklarını ifade eden Göçmen, 2000’li yılların tek bloklu
dünyasında, küreselleşmenin getirdiği artan rekabet koşullarına
karşılık işletmelerin, endüstri ve işletme mühendislerinden önemli
katkılar beklediğini belirtti ve mühendislerin müşteriye yaratılan
katma değeri, çevre ve sosyal sorumluluk kavramlarını göz önünde
bulundurmaları gerektiğini söyledi.
İş Yaşamında Endüstri - İşletme Mühendisleri
Kurultay’ın ilk günü öğleden sonra İş Yaşamında Endüstri –
İşletme Mühendisleri paneli gerçekleştirildi. Bu panelin ilk
konuşmacı olan İnci Holding Yürütme ve Yönetim Kurulu Üyesi Sn.
Meral ZAİM, ülkemizin ilk endüstri mühendislerinden biri olarak
kendine endüstri mühendisliğinin olumlu özelliklerden bahsetti.
Jantaş bünyesinde çok çeşitli görevlerde bulunduktan sonra Şirket
yönetimine geçtiğini, bu süreçte endüstri mühendisi olarak özellikle
simulasyon yapabilme özelliğinden dolayı çeşitli faydalar elde
ettiğinden bahsetti. Jantaş’ta endüstri mühendisliği
uygulamalarından söz etti.
Sümerbank bursu ile yüksek öğrenimini ile Amerika’da The Ohio State
University’de yapmış ve bu kuruluştan lisans ve yüksek lisans
derecelerinde endüstri mühendisliği dereceleri almış olan Sn. Metin
GÖKER konuşmasında tecrübelerinden bahsetmiştir. Ülkemizin çok
çeşitli kurumlarında üst düzey yöneticilik, danışmanlık yapmış olup,
hali hazırda danışmanlık Şirketi sahibi olarak endüstri
mühendisliğinin yüksek planlama, sorgulama, ifade etme ve
sistematikler kurma özelliklerinin iş yaşamındaki sağladığı
avantajlardan bahsetmiştir. Olayların içindeki detaylarda boğulmak
yerine, genelindeki faydalara yoğunlaşmanın avantajlarından söz
ederek, endüstri mühendislerinin birçok alanda etkin pozisyonlara
sahip olma özelliklerini vurgulamıştır.
MMO İzmir Şube Yönetim Kurulu üyesi Sn. Seçkin ŞİŞMANOĞLU ise
konuşmasında endüstri – işletme mühendislerinin proje bazında
çalışmalarının fayda sağladığını, sistemler kuran, geliştiren,
sorgulayan bir mühendislik dalı olduğunu belirtmiştir. Ülkemizde
çalıştırdığı işgücü miktarı ile çok büyük bir ağırlığı olan
KOBİ’lerde endüstri – işletme mühendisliği uygulamalarının mutlaka
geliştirilmesi gerektiğinden bahsetmiştir. Bu çerçevede özellikle
MMO bünyesinde kurulabilecek birimlerde endüstri – işletme mühendisi
istihdam edemeyecek KOBİ’ler için çalışmalar organize edilmesi
gerektiğinden, MMO İzmir Şube’de bu yönde çalışma başlatıldığından
bahsetmiştir.
Bilkent Üniversitesi Öğretim Üyesi olan Prof. Dr. Nesim ERKİP ise
konuşmasında, endüstri – işletme mühendisliğinin gelişiminden,
mevcut durumdaki konumundan bahsetmiş geleceğe yönelik olarak da
avantajlarından söz etmiştir. Endüstri mühendislerinin sahip
oldukları potansiyel ile, üniversitelere en yüksek puan ile girenler
tercih ettiği bir bölüm olması nedenleri ile kendilerine olan
talebin de yüksek olduğundan bahsetmiştir. Ancak kişisel ve mesleki
gelişimin çok önemli olduğu, bugün mezun olacak bir mühendisin 50 –
55 yıl sürecek mesleki yaşamında sürekli gelişimi, eğitimi sağlaması
gerekliliğinden söz etmiştir.
Yukarıda bahsedilen iki panelin yanı sıra kurultayda; eğitim ve
mesleki örgütlenme, simülasyon, sektörel uygulamalar, verimlilik,
kalite-süreç yönetimi, üretim-planlama-optimizasyon konulu 7
bildiri oturumu gerçekleştirildi. Bu oturumlarda 30 bildiri
sunuldu. Ayrıca MRP/ERP/İleri Planlama Yazılımlarına yönelik bir
uzmanlık oturumu, endüstri ve işletme mühendislerinin yetki ve
sorumluluk alanlarının hayata geçirilmesi konulu özel bir oturum
ve mesleki örgütlenmeyi işleyen bir forum da yer aldı.
Karar vermede simülasyon tekniğinin kullanımı, süreç yönetim modeli,
ürün maliyet sistemi, II. Soğuk Haddehanede Toplam Üretken Bakım
(Total Productive Maintenance- TPM) uygulamaları, maliyet
optimizasyonu, üretim kontrol sistemi uygulamaları, performans
yönetimi, katılım sistemleri gibi pek çok konuda yazılı ve sözlü
olarak bildirilerini sunan çalışanlarımız, Erdemir’deki örnek
uygulamaları, meslektaşları ve öğrencilerle paylaştılar.
Endüstri ve işletme mühendisleri, özellikle mesleki örgütlenme,
eğitim, iş yaşamında yeni açılımlar ve mesleğin geleceği konularında
pek çok görüşü tartıştılar.
Eğitim kurumlarından sanayi kuruluşlarına, bir çok ilgiliyi bir
araya getiren 2 günlük kurultayın sonuç bildirgesinde; Endüstri –
İşletme Mühendisliği Meslek Dalı Ana Komisyonu (MEDAK) ve Meslek
Dalı Komisyonu, Yayın ve WEB, Eğitim, Kurultaylar, Üniversite –
Sanayi ve Oda İlişkileri hakkında görüşler ortaya konulmuştur.
Endüstri – İşletme Mühendisliği Yetki ve Sorumluluk Alanlarının
Hayata Geçirilmesi Çalıştayları sonucu olarak; İş Sağlığı ve
Güvenliği, Stratejik Planlama, Fizibilite ve Yatırım Teşvikleri,
Enerji Verimliliği, İş Değerlendirme ve Ücret Sistemleri,
Belgelendirme Sistemleri konularında Endüstri ve İşletme
Mühendislerinin yetki ve sorumluluk alması doğrultusunda TMMOB ve
MMO bünyesindeki çalışmaların sonuçlandırılması kararı alınmıştır. |