Arşiv  listEM  Yardım  Yazışma

Ana Sayfa | Etkinlikler | Birikimler | Ülke Gündemi | Biz Bize | Dağar | Siteler | Sanat | Başka Şeyler  

  Endüstri ve İşletme Mühendisleri Erdemir'de Buluştu

“V. Endüstri ve İşletme Mühendisliği Kurultayı” 9-10 Aralık 2005 tarihlerinde MMO Zonguldak Şubesi ile Erdemir işbirliğinde gerçekleştirildi.

 

 

Erdemir Kültür Merkezinin ev sahipliğini yaptığı kurultay, ülkemiz genelinde 20 farklı şehir, 34 üniversiteden rektör yardımcısı, dekan, endüstri mühendisliği bölüm başkanı, profesör, doçent vb 66 akademik personel, 234 öğrenci, 28 firma ve araştırma kuruluşundan şirket sahibi, genel müdür, müdür, mühendis vb unvanlarda çalışan toplam 139 endüstri - işletme mühendisi ve Şirketimiz Endüstri – işletme mühendislerinden toplam 474 kişilik katılımla gerçekleşmiştir.

Endüstri ve işletme mühendislerinin tecrübelerini paylaşmayı, eğitim, altyapı, gelişim, istihdam olanaklarını değerlendirmeyi, çalışma koşullarını irdelemeyi, her iki mesleğin konumunu ve geleceğini değerlendirmeyi amaçlayan kurultayın açılış konuşmasını, Makine Mühendisleri Odası Zonguldak Şubesi Başkanı Atıf Mete yaptı. Endüstri ve İşletme Mühendisliği Kurultayı’nın 1997 yılından beri 2 yılda bir, Makine Mühendisleri Odası’nın (MMO) farklı şubelerince düzenlendiğini hatırlatan Mete, MMO’nun tarihçesine ilişkin bilgi de verdi.

Makine Mühendisleri Odası Başkanı Emin Koramaz, Atıf Mete’nin ardından yaptığı konuşmasında, MMO’nun faaliyetlerini ve misyonunu anlattı. AB uyum sürecine de değinen Koramaz; tüm sektörlerde, özellikle tarama sürecinde, ilgili tüm tarafların bir araya gelerek yapılması gerekenleri değerlendirmesi gerektiğini ifade etti.

Genel Müdür ve Yönetim Kurulu Üyemiz Fadıl Demirel de kurultayın düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür ederek başladığı konuşmasında; endüstri ve işletme mühendisliğinin Erdemir’deki tarihçesi ve konumunu aktardı. Endüstri mühendisliğinin Erdemir’in ilk yıllarında daire başkanlığı düzeyinde temsil edildiğini, mevcut organizasyonda da Mühendislik ve Sistem Geliştirme Başmüdürlüğü bünyesinde olduğunu hatırlatan Demirel; geçmişte ve bugün hayata geçirilen tüm yatırımlarda, endüstri ve işletme mühendisliği grubunun imzası olduğunu belirtti. Demirel; Erdemir’de üretim planlama, verimlilik, satış pazarlama, insan kaynakları ve üretim birimlerinde 60’a yakın endüstri ve işletme mühendisi olduğuna da değindi.

Endüstri ve işletme mühendisliğinin geleceği
Kurultay’ın en ilgi çeken bölümlerinden biri, ana temayla aynı adı taşıyan ve kurultayın ilk oturumunda yer alan “Endüstri ve İşletme Mühendisliği’nin Geleceği” konulu panel oldu. Doğuş Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ataç Sosyal tarafından yönetilen panele, İTÜ İşletme Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Fahri Özok, Bilkent Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi ve MMO Endüstri Mühendisliği Dergisi Yayın Kurulu Başkanı Prof. Dr. Selim Aktürk ile Akçansa Genel Müdürü Mehmet Göçmen konuşmacı olarak katıldı.

Endüstri mühendisliğinin Türkiye’deki gelişimini anlatan Soysal; 1969 yılında İTÜ’de lisans programı olarak başlayan bölümün 30 kontenjana sahip olduğunu hatırlattı. Soysal’ın verdiği bilgilere göre, mevcut durumda, ülkemizdeki 77 ve Kıbrıs’taki 5 üniversite göz önünde bulundurulduğunda, endüstri ve işletme mühendisliği alanında toplam 48 lisans programı bulunuyor. Bu bölümlerden yılda ortalama yaklaşık 2400 öğrenci mezun oluyor. Ülkenin mevcut sanayi üretiminin göz önünde bulundurulması gerektiğini belirten ve Türkiye’nin ihracatında ağırlığın tarımdan sanayiye kaydığını hatırlatan Soysal, bu sayının fazla olmadığını belirtti. Türkiye’nin teknolojiyi öğrenme aşamasından dünya standartlarında üretme aşamasına geçtiğini ifade eden Soysal, endüstri ve işletme mühendislerine bu konuda önemli bir görev düştüğünü belirtti.

“Bir sistemin çıktılarına yönelik eleştiri varsa ve bu eleştiriler girdi olarak kullanılıyorsa sistem kendini düzeltir, yol alır” diyerek konuşmasına başlayan Prof. Dr. Özok; gerçekleştirilen 4 kurultaydan çıkan sonuçların göz önünde bulundurulması gerektiğini belirtti. Üniversitelerle sanayi kuruluşlarını bir araya getiren organizasyonların 70’li yıllardan bu yana yapıldığını hatırlatan Özok, 33 yıldır benzer konuların konuşulduğunu, ancak günümüz rekabet ortamında genel söylemlerden kurtularak, daha somut adımların atılması gerektiğini belirtti. Sanayileşmede aldığımız yolu değerlendirirken, mutlak değer olarak elde ettiklerimize bakmak yerine durumu karşılaştırmalı bir bakış açısıyla ele almak gerektiğini ifade eden Özok; yola birlikte çıktığımız ülkelere göre ne durumda olduğumuza bakmanın daha gerçekçi bir değerlendirme olanağı sunacağını söyledi. Endüstri ve işletme mühendislerinin örgütlenmesine ve geleceğine ilişkin görüşlerini dile getiren ÖZOK; bir sistem kurarken tüm bilim dallarından yararlanan endüstri ve işletme mühendisliğinin, diğer tüm mühendislik dallarına göre yaratıcılığa en fazla imkan veren ve sosyal bilimlerden en çok yararlanma ihtiyacı olan 2 meslek dalı olduğunu belirtti. İnsanın yer aldığı tüm sistemlerin son derece karmaşık olduğunu ifade eden Özok; sosyal bilimlere daha fazla ağırlık verilmesi gerektiğine değindi. Özok’a göre; endüstri ve işletme mühendisleri gelecekte Ar-Ge çalışmalarına ve KOBİ’lere destek vermeli. ABD tarafından yapılan ve Çin’in 2012, Hindistan’ın ise 2020’de ABD’yi yakalayacağını belirten araştırmaya gönderme yapan Özok, Türkiye’nin artık seçim yapması ve seçilmiş endüstrilerde enerjisini yoğunlaştırması gerektiğini belirtti. Türkiye’nin AB fonlarından yararlanma oranının bu fonlara yaptığı maddi katkının çok altında olduğunu söyleyen Özok, endüstri ve işletme mühendislerinin bu konuyu da değerlendirmesi gerektiğine değindi.

Kurultayın ana temasının, endüstri ve işletme mühendisliğinin geleceği olarak belirlenmesinin, bir değişim ihtiyacına işaret ettiğini belirttiği konuşmasında Prof. Dr. Selim Aktürk; değişim ihtiyacının nedenleri üzerinde durdu. Teknik ve bilimsel gelişmelerin bu ihtiyacı tetikleyen en önemli faktör olduğunu ifade eden Aktürk, geleneksel üretim teknolojilerinin etkinliğinin azaldığını, endüstriyel ilişkilerin bu gelişmeyle yeniden şekillendiğini söyledi. Değişim ihtiyacında önemli başka bir faktörün ise duygusal bir özellik taşıdığını ve mesleğin saygınlığının artırılması isteğine bağlı olduğunu ifade eden Aktürk, endüstri ve işletme mühendislerinin kamunun büyük ölçekli problemlerinin çözümünde daha etkin bir rol alması gerektiğini belirtti. Küreselleşme dinamikleri içinde, endüstri ve işletme mühendisliği lisans programlarında derslerin de yeniden yapılandırılması gerektiğini söyleyen Aktürk, problemlere daha bütünsel bir bakış açısının geliştirilmesi gerektiğini söyledi. Küreselleştirmenin getirdiği ve problem olarak değerlendirilen konuların, endüstri ve işletme mühendisliği özelinde bazı fırsatlar yaratabileceğine de değindi. Ağırlıklı olarak üretim sektöründe çalışan endüstri ve işletme mühendisliğinin, hizmet sektöründe de geniş bir iş alanına sahip olabileceğini söyleyen Aktürk özellikle hukuk, sağlık gibi alanlarda endüstri mühendislerinin yapacağı çok şey olduğunu ifade etti.

Konuya akademik olmaktan çok uygulamaya dönük bir bakış açısı getiren Akçansa Genel Müdürü Mehmet Göçmen, endüstri mühendisliğinin ülkemizde mesleğe başladığı ilk yıllar olan 70’lerden bu yana Türk sanayisini ve mesleğin konumunu değerlendirdi. Kapalı bir ekonominin hakim olduğu 70’li yıllarda, ne pahasına olursa olsun yerli üretimin teşvik edildiğini ve endüstri mühendisliğinin yarattığı değerin; ithalatı ikame etmek olduğunu belirtti. 80’li yıllarda ekonominin büyük bir değişim süreci yaşadığını, ithalatta gümrük vergisi azaltılırken, ihracatın kimi zaman üretim maliyetlerini de kapsayan teşviklerle özendirildiği bu dönemde, dışarıya açılmak için yatırımlar yapıldığını hatırlattı ve yaratılan değerin iç pazarın korunarak dışarıya açılmak olduğunu söyledi. Kamu borçlanmasının yükseldiği, faaliyet dışı karın faaliyet karının üzerinde olduğu 90’lı yıllarda endüstri/işletme mühendislerinin finans sektörüne kaydıklarını ifade eden Göçmen, 2000’li yılların tek bloklu dünyasında, küreselleşmenin getirdiği artan rekabet koşullarına karşılık işletmelerin, endüstri ve işletme mühendislerinden önemli katkılar beklediğini belirtti ve mühendislerin müşteriye yaratılan katma değeri, çevre ve sosyal sorumluluk kavramlarını göz önünde bulundurmaları gerektiğini söyledi.

İş Yaşamında Endüstri - İşletme Mühendisleri
Kurultay’ın ilk günü öğleden sonra İş Yaşamında Endüstri – İşletme Mühendisleri paneli gerçekleştirildi. Bu panelin ilk konuşmacı olan İnci Holding Yürütme ve Yönetim Kurulu Üyesi Sn. Meral ZAİM, ülkemizin ilk endüstri mühendislerinden biri olarak kendine endüstri mühendisliğinin olumlu özelliklerden bahsetti. Jantaş bünyesinde çok çeşitli görevlerde bulunduktan sonra Şirket yönetimine geçtiğini, bu süreçte endüstri mühendisi olarak özellikle simulasyon yapabilme özelliğinden dolayı çeşitli faydalar elde ettiğinden bahsetti. Jantaş’ta endüstri mühendisliği uygulamalarından söz etti.

Sümerbank bursu ile yüksek öğrenimini ile Amerika’da The Ohio State University’de yapmış ve bu kuruluştan lisans ve yüksek lisans derecelerinde endüstri mühendisliği dereceleri almış olan Sn. Metin GÖKER konuşmasında tecrübelerinden bahsetmiştir. Ülkemizin çok çeşitli kurumlarında üst düzey yöneticilik, danışmanlık yapmış olup, hali hazırda danışmanlık Şirketi sahibi olarak endüstri mühendisliğinin yüksek planlama, sorgulama, ifade etme ve sistematikler kurma özelliklerinin iş yaşamındaki sağladığı avantajlardan bahsetmiştir. Olayların içindeki detaylarda boğulmak yerine, genelindeki faydalara yoğunlaşmanın avantajlarından söz ederek, endüstri mühendislerinin birçok alanda etkin pozisyonlara sahip olma özelliklerini vurgulamıştır.

MMO İzmir Şube Yönetim Kurulu üyesi Sn. Seçkin ŞİŞMANOĞLU ise konuşmasında endüstri – işletme mühendislerinin proje bazında çalışmalarının fayda sağladığını, sistemler kuran, geliştiren, sorgulayan bir mühendislik dalı olduğunu belirtmiştir. Ülkemizde çalıştırdığı işgücü miktarı ile çok büyük bir ağırlığı olan KOBİ’lerde endüstri – işletme mühendisliği uygulamalarının mutlaka geliştirilmesi gerektiğinden bahsetmiştir. Bu çerçevede özellikle MMO bünyesinde kurulabilecek birimlerde endüstri – işletme mühendisi istihdam edemeyecek KOBİ’ler için çalışmalar organize edilmesi gerektiğinden, MMO İzmir Şube’de bu yönde çalışma başlatıldığından bahsetmiştir.

Bilkent Üniversitesi Öğretim Üyesi olan Prof. Dr. Nesim ERKİP ise konuşmasında, endüstri – işletme mühendisliğinin gelişiminden, mevcut durumdaki konumundan bahsetmiş geleceğe yönelik olarak da avantajlarından söz etmiştir. Endüstri mühendislerinin sahip oldukları potansiyel ile, üniversitelere en yüksek puan ile girenler tercih ettiği bir bölüm olması nedenleri ile kendilerine olan talebin de yüksek olduğundan bahsetmiştir. Ancak kişisel ve mesleki gelişimin çok önemli olduğu, bugün mezun olacak bir mühendisin 50 – 55 yıl sürecek mesleki yaşamında sürekli gelişimi, eğitimi sağlaması gerekliliğinden söz etmiştir.

Yukarıda bahsedilen iki panelin yanı sıra kurultayda; eğitim ve mesleki örgütlenme, simülasyon, sektörel uygulamalar, verimlilik, kalite-süreç yönetimi, üretim-planlama-optimizasyon konulu 7 bildiri oturumu gerçekleştirildi. Bu oturumlarda 30 bildiri sunuldu. Ayrıca MRP/ERP/İleri Planlama Yazılımlarına yönelik bir uzmanlık oturumu, endüstri ve işletme mühendislerinin yetki ve sorumluluk alanlarının hayata geçirilmesi konulu özel bir oturum ve mesleki örgütlenmeyi işleyen bir forum da yer aldı.

Karar vermede simülasyon tekniğinin kullanımı, süreç yönetim modeli, ürün maliyet sistemi, II. Soğuk Haddehanede Toplam Üretken Bakım (Total Productive Maintenance- TPM) uygulamaları, maliyet optimizasyonu, üretim kontrol sistemi uygulamaları, performans yönetimi, katılım sistemleri gibi pek çok konuda yazılı ve sözlü olarak bildirilerini sunan çalışanlarımız, Erdemir’deki örnek uygulamaları, meslektaşları ve öğrencilerle paylaştılar.

Endüstri ve işletme mühendisleri, özellikle mesleki örgütlenme, eğitim, iş yaşamında yeni açılımlar ve mesleğin geleceği konularında pek çok görüşü tartıştılar.

Eğitim kurumlarından sanayi kuruluşlarına, bir çok ilgiliyi bir araya getiren 2 günlük kurultayın sonuç bildirgesinde; Endüstri – İşletme Mühendisliği Meslek Dalı Ana Komisyonu (MEDAK) ve Meslek Dalı Komisyonu, Yayın ve WEB, Eğitim, Kurultaylar, Üniversite – Sanayi ve Oda İlişkileri hakkında görüşler ortaya konulmuştur. Endüstri – İşletme Mühendisliği Yetki ve Sorumluluk Alanlarının Hayata Geçirilmesi Çalıştayları sonucu olarak; İş Sağlığı ve Güvenliği, Stratejik Planlama, Fizibilite ve Yatırım Teşvikleri, Enerji Verimliliği, İş Değerlendirme ve Ücret Sistemleri, Belgelendirme Sistemleri konularında Endüstri ve İşletme Mühendislerinin yetki ve sorumluluk alması doğrultusunda TMMOB ve MMO bünyesindeki çalışmaların sonuçlandırılması kararı alınmıştır.

Ana Sayfa | Etkinlikler | Birikimler | Ülke Gündemi | Biz Bize | Dağar | Siteler | Sanat | Başka Şeyler

sistEM Copyright 2000-2005